<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?><rss version="2.0"><channel><title>Xelifan.Net - Yazılar için özet akışı..</title><link>http://www.xelifan.net</link><description>abone konusu eklenir</description><webMaster>xelifan@xelifan.net</webMaster><copyright>Portal'da bulunan yazılarının hukuki sorumluluklarının sahipleri yazarlarıdır.Aksi belirtilmedigi sürece haber metinleri ve konulara ait makaleler Xelifan tarafından olusturulmaktadir.Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.</copyright><language>tr-TR</language><item><title>3 ARAŞIL ve ÇARE KİM?</title><link>http://www.xelifan.net/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=31</link><description>Bugün 3 Aralık Engelliler Günü. Yurdumuzun pek çok yerinde bazen kamu kurumları bazen de sivil toplum kuruluşlarınca çeşitli etkinliklerle kutlanan bir gün. Aslında keşke böyle bir isimle böyle bir gün kutlanmasaydı. Ne yazık ki toplumda var olan pek çok gerçeklik gibi “ Engelli İnsanlar” gerçeği söz konusu.1992 yılında Birleşmiş Milletler aldığı bir kararla, 3 Aralık gününü “Uluslararası Engelliler Günü” olarak ilan etti. Bu kararın ardından BM İnsan Hakları Komisyonu 5 Mart 1993 tarihli ve 1993/29 sayılı bildirisi ile üye ülkelerce 3 Aralık gününün “Engellilerin topluma kazandırılması ve insan haklarının tam ve eşit ölçüde sağlanması” amacıyla tanınmasını istedi. Ve o günden beri, 3 Aralık “Engelliler Günü” olarak bilinmektedir Aynı havayı soluduğumuz ama çoğu zaman farkında bile olamadığımız “Engelliler” ile ilgili gerek resmi gerekse sivil toplum kuruluşlarınca, onların yaşamakta oldukları sorunları en aza indirmeye yönelik teorik bir takım çalışmalar yapılmaktadır. Ancak pratik ha...</description><author>ALICELIK</author><category>Okunma: 18</category><pubDate>04-Ara-2009 01:00:33</pubDate></item><item><title>çınu başlık.</title><link>http://www.xelifan.net/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=30</link><description>Allah rahmet eylesin Apo Halim'in taziyesi bitmişti. Köydekiler akşam vakti gelirlerdi evlerine Apo Halim'lerin. Akşam hava biraz soğumuştu kimler kimler vardı. Apo Süleh, Apo Bava, Babam, amcam mela Hüsen, mela Mehrem, Sami dayım, İdris dayım, abe Menef.... Ateş yaktık ortada ve etrafında toplandık hepimiz. Eskilerden girdiler konuya. anlatıyorlar neler neler. E bende aldım elime telefonu çektim kameraya.Neyse apo Süleh anlatıyor: E şivya Diarbek. Ki xalo Melmıhemed'ıd ma huni non wen. Şurba omi mı yo fır da pıru qedya. Yone omi mı aj şımıt qena. Çıta mır daymiş ben ki. Ser sıfrid çı est çın mı we. E şıma zon e sıyin non wena. Neyse xonemı vveeAElig;hmed xoca omi ha huyena. Va apo apo a kena qıj omi mıra va: _ Anne anne ordaki adam hiç çiğnemeden yiyor!...İdris dayım anlatıyor: Wext meeş ezu Mehrem ma huni Qeza'de. Şons maar Apo Süleh u Mehke maj huni ajade. Neyse ma yınbe loqontı. Mı mirıka va ın rehet rehet niben mırd tı heton eşken bia. Tas ome ın hurdemın niwen mı va: - Apo de bur...</description><author>isar</author><category>Okunma: 19</category><pubDate>21-Kas-2009 21:07:44</pubDate></item><item><title>ZAZACA ÜZERİNE</title><link>http://www.xelifan.net/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=29</link><description>ZAZACA ÜZERİNE Yazı anasayfaya taşınmıştır.. Linke tıklayarak okuyabilirsiniz.. http://www.xelifan.net/koseyazi-goster-88-zazaca_uzerine.html...</description><author>HATTAB</author><category>Okunma: 37</category><pubDate>15-Kas-2009 10:27:36</pubDate></item><item><title>Ben Biliyorum Yaşanılanları Ya Muhalefet Liderleri Biliyor mu?</title><link>http://www.xelifan.net/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=28</link><description>Ben Biliyorum Yaşanılanları Ya Muhalefet Liderleri Biliyor mu? Yazı Anasayfaya taşınmıştır okumak için aşağıdaki linki TIKLAYINIZ.. http://www.xelifan.net/koseyazi-goster-89-ben_biliyorum_yasanilanlari_ya_muhalefet_liderleri_biliyor_mu.html...</description><author>FATIHPASALI</author><category>Okunma: 75</category><pubDate>15-Kas-2009 01:26:29</pubDate></item><item><title>Ben Bu Filmi Daha Önce Görmüştüm</title><link>http://www.xelifan.net/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=26</link><description>Geçen hafta sonu Bursa ilimizde başta biz Diyarbakırlılar olmak üzere eminim ki ülkemizin büyük çoğunluğunda üzüntüyle karşılanabilinecek bir gelişme oldu. Evet başlıktan da anlaşılacağı üzere maalesef yaşanan gelişme ilk değildi ama inşallah son olur. Yurdum insanlarına üzüntü yaşatan gelişme neydi, niye oldu, nasıl oldu? Bunları paylaşmak istiyorum. Bursa Atatürk Stadında oynanan Türkcell Süper Ligi Bursa Spor – Diyarbakır Spor maçı oynandığı esnada tabiri caizse tribün terörü yaşandı. Bursa Spor taraftarları daha maç başladığı dakikalardan başlayarak Diyarbakır Spora ve onun taraftarlarına ağza alınmayacak tezahüratlarda bulundular. İnsanların gittikleri maçlarda takımlarını desteklemeleri kadar doğal bir durum yoktur; Ancaktakımını desteklemek demek rakip takımın oyuncu ve taraftarlarına yönelik hakaret ve saldırıda bulunmak anlamına gelmemelidir. Diyarbakır Sporumuz; gerek Süper Ligde olsun gerekse diğer alt liglerde olsun maalesef hep aynı sahnelere maruz kalıyor. Ne zaman muhafa...</description><author>FATIHPASALI</author><category>Okunma: 39</category><pubDate>29-Eyl-2009 00:26:07</pubDate></item><item><title>Hayat o Kadar Kısaki</title><link>http://www.xelifan.net/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=25</link><description>Hayat tutunmaktır bazen...Bazen sadakat...Bazen bir yarış...Bazen merhamet..Bazen Çocukluk..Bazen çaba..Bazen hızlı..Bazen vefasızlık..Bazen birlik..Bazen Veda..Ama yine de hayat Sevgi ile güzeldir...</description><author>oze12</author><category>Okunma: 54</category><pubDate>19-Eyl-2009 03:02:46</pubDate></item><item><title>HAYATA FARKLI BİR BAKIŞ AÇISI</title><link>http://www.xelifan.net/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=24</link><description> Hayata Farklı Bir Bakış Açısı Amerika'da bir adam lotodan bir milyon dolar kazanıyor, arabasına giderken bir bayan kızının çok ağır, ölümcül bir hastalığa yakalandığını ve beş yüz bin dolar bulamazsa yarın kızının öleceğini söylüyor. Adam hiç düşünmeden parasının beş yüz bin dolarını veriyor. Ertesi gün bu olaya şahit olan biri, adama o parayı verdiği bayanın bir dolandırıcı olduğunu ve onu kandırdığını söylüyor. (adam gerçekten de kandırılmış)Bu konuşmanın sonunda adam sadece gülüyor, Bu duruma barmen oldukça şaşırıyor.-Nasıl olur, kadın seni kandırdı hiç mi üzülmedin? Barmenin aldığı cevap ilginçtir: -Benim sevincim yarın ölecek bir kızın olmaması!www.edebiyatogretmeni.net...</description><author>eyyemus</author><category>Okunma: 61</category><pubDate>11-Eyl-2009 15:48:47</pubDate></item><item><title>TUT BİZİ EY ORUÇ</title><link>http://www.xelifan.net/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=23</link><description> Hayatın dağdağasında kaçımız dağılmaktan korunabiliyoruz ki? Aklımız dağılıyor. Düşüncemiz dağılıyor. Duygularımız dağılıyor. En beteri hayatımız dağılıyor. İç bütünlüğümüzü kaybediyoruz. Yani, kendimizi kaybediyoruz. Kendimizi kaybedince, insanı da, hayatı da, eşyayı da kendi bütünlüğü içinde göremiyor, okuyamıyor, algılayamıyor ve anlayamıyoruz. Parçanın parça olduğunu gözden kaçırıyor, parçayı bütün sanıyoruz. Parçayı bütün sanmak, hem parçaya hem bütüne haksızlık oluyor. Zira parçadan bütünün rolünü üstlenmesini bekliyoruz. Parça bu ağır yükü kaldıramıyor. Sonuçta, parça ile bütün arasındaki kopmaz ilişkiyi gözden kaçırıyoruz. Varolan irtibatı dağılan ve dağıtan tasavvurumuzla biz koparıyoruz. Parçayı parça olarak görseydik parçanın altında ezilmeyecek, parçadaki olumsuzluğa takılıp bütündeki güzelliği fark edecektik. Parçada “şer” gibi görünenin bütünde “hayır” olduğunu anlayacaktık. Parçada zeval suretinde tecelli edenin bütünün kemalinden kaynaklandığını fehmedecektik. Bu yüzde...</description><author>muratay</author><category>Okunma: 27</category><pubDate>26-Ağu-2009 22:43:34</pubDate></item><item><title>GELECEĞİNİ BİLMEK</title><link>http://www.xelifan.net/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=15</link><description>Selam sevgili dostlar; sizinle hepimizin günlük hayatımızda çoğu zaman unuttuğumuz ya da yapmaya üşendiğimiz belki de eksikliğini hissettiğimiz bir konuyu paylaşmak istiyorum. Öncesinde “xelifan.com”un yeni adresi olan “xelifan.net”in hayırlara vesile olmasını, toplumsal değişim ve dönüşümde öncü rol oynaması temennisinde bulunmak istiyorum.Önceki akşam elektronik postalarımı kontrol ederken,dostlarımdan birinden bir mesaj almıştım. Mesajı okurkeninanın her zamankinden farklı bir ruh haline büründüm. Belki de gecenin ilerleyen saatleriydi de ondan ruh halim değişmişti. Arkadaşlık temalı olan bu e mailde kendimi bir kez daha sorgulamak durumunda kaldım. Acaba beni arkadaşı olarak gören dostlarım eğer mesajda aktarılan olaydaki gibi zor durumdalar ise ve bana ihtiyaçları varsa bende yazıda anlatılan asker gibi onların o zor anlarında yanlarında olabilecekmiydim. Ya da ne pahasına olursa olsun gerekirse canımı tehlikeye atabilirmiydim “Arkadaş”ım için. Bunu düşündüm. Ben düşüne dururken s...</description><author>FATIHPASALI</author><category>Okunma: 220</category><pubDate>31-Tem-2009 00:45:25</pubDate></item><item><title>BI XêR BE</title><link>http://www.xelifan.net/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=13</link><description>BI Xvveeecirc;R BE SİTENİZİN HER ZAMAN 1. VE EN ÖNEMLİ AMACININ ALLAH RIZASI OLMASI DUASIYLA. HAYIRLI OLSUN. Behçet ATİLA(Makina Mühendisi)-Bvveeecirc;ritanlı- Ş.URFA...</description><author>beceteberti</author><category>Okunma: 173</category><pubDate>22-Tem-2009 09:46:51</pubDate></item><item><title>Hoca, Yalan Atmayı Öğrenmelisin</title><link>http://www.xelifan.net/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=12</link><description>Hoca, Yalan Atmayı Öğrenmelisin…”Behçet ATİLA - 15.07.2002 Mezuniyetimin ikinci günü olan 09.07.2002 de Elmas Güneş Enerjisi’nde Teknik Eleman(AR-GE) olarak çalışmaya başlamıştım. 11.07.2002 günü (işe başlamanın 3. günü) sabah saat 10 civarı koltuğumda oturuyordum. Odada; Benim, muhasebeci Fatih ÖZGÜLTEKİN ve Satış-Pazarlama Sorumlusu Sabri ÇAKMAKLI’nın masaları var ve şu anda üçümüzde odadayız. Bu aralar galiba Muhasebenin borçları birikmiş olmalıki Muhasebeci arkadaş stresli ve telefonlara çıkmamaya özen göstermektedir. Telefon çalar çalmaz (telefon Muhasebeci Fatih’in masasında olduğu için) Fatih, “telefona bak, ama ben yokum ha!” diyerek, Sabri beyi telefona bakmaya davet ediyor. Sabri bey telefona cevap veriyor ve beliki karşıdaki Fatih beyi soruyor; Sabri bey de;-“ ….. Fatih bey bugün işe gelmedi, biraz rahatsızdır da..”Kendi kendime; -“halla halla” diyorum.Bu durum benim çok tuhafıma gidiyor ama işe başlayalı henüz üç gün olduğu için pek bir şey diyemiyorum, utanıyorum. Ama dini...</description><author>beceteberti</author><category>Okunma: 178</category><pubDate>21-Tem-2009 19:27:59</pubDate></item><item><title>Namazla Dirilmek </title><link>http://www.xelifan.net/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=11</link><description> Namazla Dirilmek İnancın, imanıneyleme dönüşümü namazla oluyor. İslam'ın ilk farzı Allah'ın varlığına ve birliğine iman, ikincisi namazdır. İlk farz kılınan ibadet namazdır. Namaz en faziletli ibadettir, çünkü namaz; Allah'ı tesbih ve tekbir etme, O'na hamd, şükür, tevbe ve istiğfar, O'ndan yardım dileme, dua, niyaz ve zikirdir. Namaz,insanın Allah(cc)'a kulluk etmenin en açık ifadesidir.Namaz,Allah(cc)'ı hatırlamaktır (Taha:14), Namaz,Allah(cc)'tan yardım dilemektir (Bakara:45) Namaz,duadır, Hz. İbrahim(as)'ın duasıdır(İbrahim:40) Namaz,tam teslimiyettir (Bakara:238)Namaz,felaha ermektir (Muminun:1-2) Namaz,Firdevs cennetine nail olmanın yoludur (Mü'minvveeucirc;n:9) Namaz,kul olduğunu, yani haddini bilmektir. Namaz,kalplerin anahtarıdır. Kelimelerin sırlarının anahtarıdır namaz. Namaz, kulun izinsiz ve tercümansız Allah (cc)'ın huzuruna girip, Allah(cc) ile konuşmasıdır. Namaz,mahşerde kulun ilk sual olunacağı şeydir. Namazve namazsızlığın ne anlama geldiğini konusunda Allah Resulü ...</description><author>beceteberti</author><category>Okunma: 255</category><pubDate>21-Tem-2009 19:16:06</pubDate></item><item><title>PAPAĞANIN HİKAYESİ </title><link>http://www.xelifan.net/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=10</link><description>PAPAĞANIN HİKAYESİBir tacirin bir papağanı vardı. Kafeslere mahkum edilmiş güzel bir kuştu. Bir gün tüccar Hindistan'a gitmek için yol hazırlığına başladı. Kölelerinin, cariyelerinin her birine ayrı ayrı :- Sana Hindistan'dan ne getireyim ne istersin? diye sordu .Her biri ayrı bir şey istedi.Tüccar papağanına da sordu :- Ey güzel kuşum sana ne getireyim sen Hindistan'dan ne istersin? dedi.Papağan :- Oradaki papağanları görünce halimi anlat ve de ki falan papağan benim mahpusumdur, ben onu kafeste besliyorum. Size selam söyledi. Ben gurbet ellerde kafeslerde sizin hasretinizle can vereyim, siz serbestçe ağaçlıklarda kayalıklarda dolaşın bu reva mıdır. Hiç değilse bir seher vakti ben garibi de hatırlayın ki ben de birazcık mutlu olayım, dedi. de. Başka bir şey istemem. dedi.Tüccar kervanını düzdü yola koyuldu. Günler geceler boyu yol gitti nihayet Hindistan'a vardı. Giderken birkaç papağan gödü kayalıkla konmuş, bekliyorlardı, atını durdurup seslendi:- Ben falan memleketten filan kişiyim...</description><author>eyyemus</author><category>Okunma: 92</category><pubDate>14-Tem-2009 09:19:34</pubDate></item><item><title>Aslında Çok Yanılıyoruz!</title><link>http://www.xelifan.net/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=9</link><description>Aslında Çok Yanılıyoruz!Hayatımızda en olmadık kısacık zamanlara neleri sığdırıyoruz da bir birbirimizi sığdıramadık şu koskoca hayatlarımıza. Şimdi düşününce ne acı… Büyük hayaller, birbirine söylenen koca koca laflar ve umutlarla başlanan o büyük aşka! Sadece tek bir kelimeyle bezgin bir halde son verebiliyoruz. Hiç yaşanmamış farz edebileceğimizi, arkamızı dönüp gittiğimizde kolayca unutabileceğimizi ve bıraktığımız yerlerden hayatlarımıza devam edebileceğimizi düşünüyoruz. Aslında öyle çok yanılıyoruz ki! Hiç bir şey eskisi gibi olmuyor. Ne hiç yaşanmamış farz edebiliyoruz ne de arkamızı dönüp unutabiliyoruz. Hayatlarımız bıraktığımız yerde duruyor ama bizler o hayata tek başlarımıza kolayca alışamıyoruz. Sadece alışmaya çalışıyoruz. Unutmaya, başka başka hayatlar kurmaya, yeni hayaller bulmaya çalışıyoruz. Sonra… Kurduğumuz bu sahte hayallere kendimizi inandırmaya çalışıyoruz. İçimizde ki boşluğu doldurmaya, vicdanımızın sesini bastırmaya, yalnızlığımıza ilaç bulmaya… yepyeni soka...</description><author>eyyemus</author><category>Okunma: 65</category><pubDate>14-Tem-2009 00:54:48</pubDate></item><item><title>Devrim ve merhamet</title><link>http://www.xelifan.net/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=8</link><description>Cumhuriyet tarihinin en önemli yasalarından biri çıktı. Bundan sonra o kadar kolay darbe planları yapılamayacak. Çoluğunuz çocuğunuz o kadar kolay fişlenmeyecek. Şehrin orta yerinde bombalar patlamayacak. İnsanlar öldürülmeyecek. andıçlar yazılamayacak. İnsanlara iftiralar atılmayacak. Bunları yapmaya kalkan herkes, yargılanabileceğini bilecek. “Suç özgürlüğü” sona erecek. Kendini her gün biraz daha fazla biçimde “suçun ve suçlunun hamisi” rolüne yerleştiren CHP, bu yasayı Anayasa Mahkemesi’ne götürecekmiş. Bence götürsün. Desin ki “ülkemizin selameti için ordumuzun suç işleme özgürlüğüne karışılmamalı.” Herkes, kimin kim olduğunu görsün. CHP’ye oy verecek insanlar da kime ve neye oy verdiklerini bilerek versinler. “Niye CHP’ye oy veriyorsun” diye soranlara göğüslerini gere gere, “CHP olmazsa Şemdinli’de kitapçı bombalama serbest olamaz, andıçlar yazılamaz, generaller darbe planları yapamaz, JİTEM sokakta gezen genç insanları yakalayıp karanlık zindanlarda öldüremez, ben ülkemin bekası...</description><author>Xelifan</author><category>Okunma: 51</category><pubDate>10-Tem-2009 14:37:26</pubDate></item><item><title>Asker ve demokrasi standartları konusu...</title><link>http://www.xelifan.net/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=6</link><description>Daha iki yıl önce, 2007’nin 27 Nisan günü, zamanın Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt Paşa bir akşam vakti oturdu, bir bildiri kaleme aldı, gece yarısı Genelkurmay’ın internet sitesinde yayınlattı. Bu bir e-muhtıra idi. Hedefi, Abdullah Gül’ün Çankaya yolunu kesmek, cumhurbaşkanı olmasını engellemekti. Genelkurmay Başkanı böylece siyasetin daniskasını yapmış oldu. Yasalara göre suç işledi. Peki, mahkemeye çıkarıldı mı? Hayır, bu yol kapalıydı çünkü... Peki ya 1998’de, 28 Şubat döneminde, Akın Birdal’ı uğradığı bir suikastla ölümün eşiğine getiren, and/1/1116031/' target='_blank' jquery1247225289875='95'>Mehmet Ali Birand’a, Cengiz Çandar’a bir süre hayatı cehennem eden o korkunç ‘andıç olayı’nın hesabı soruldu mu? Hayır. Bu Genelkurmay andıcının sorumlusu olan asker kişiler mahkeme önüne çıkarıldılar mı? Hayır. Peki ya 2003-2004 yılı ‘darbe tertipleri?..’ Emekli Deniz Kuvvetleri Komutanı Örnek Paşa’nın günlüklerinde yer alan ve zamanın Genelkurmay Başkanı Özkök Paşa tarafından bugüne ...</description><author>Xelifan</author><category>Okunma: 37</category><pubDate>10-Tem-2009 14:33:18</pubDate></item></channel></rss>