<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?><rss version="2.0"><channel><title>Xelifan.Net - Köşe Yazıları için özet akışı..</title><link>http://www.xelifan.net</link><description>abone konusu eklenir</description><webMaster>xelifan@xelifan.net</webMaster><copyright>Portal'da bulunan yazılarının hukuki sorumluluklarının sahipleri yazarlarıdır.Aksi belirtilmedigi sürece haber metinleri ve konulara ait makaleler Xelifan tarafından olusturulmaktadir.Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.</copyright><language>tr-TR</language><item><title>Nasıl Boykot Edebiliyorsun?</title><link>http://www.xelifan.net/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=104</link><description>Nasıl Boykot Edebiliyorsun?Bu kelime, anlamı itibariyle insanoğlunun özgür iradesini hayatla birleşmesini engelliyor ve özgür iradeyi ipotek altına alıyor. özgürlükle çelişen bu sözcük, tarafımdan hiç sevilmediğini özellikle belirtmek isterimHele hele insanın en tabi hakkı olan seçme ya da seçilme hakkının, şu veya bu sebepten engelleyici düzeyde baskı altına alınıyorsa ve bunu yapan bir Kürt partisi ise gel de ayıkla pirincin taşını…Hem özgürlükten-demokrasiden dem vuruyorsun, hemde özgürlüklerin önünü açan değişikliklere karşı çıkıyorsun.Hem özgür iradelerin sürekli tecelli etmesinden yana beyanatlarda bulunuyorsun, hem de başta sivil toplum kuruluşları olmak üzere seçim sandığına gitmek isteyen vatandaşlarını, sırf başkalarına şirin görünmek için, dolaylı bir şekilde tehdit ediyorsun.“Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu”…Sormak lazım ey BDP, sen kendinle çelişmiyor musun?Bugün adının CHP ve MHP ile birlikte anılıyor olmasından hiç mi rahatsız olmuyorsun?Yoksa nihai hedefiniz aynı da ...</description><author>ilhamiAnuk</author><category>Okunma: 23</category><pubDate>31-Ağu-2010 01:27:43</pubDate></item><item><title>BIRAKIN SAKİNEYİ KENDİ HALİNE</title><link>http://www.xelifan.net/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=103</link><description> Sakine bir suç işledi. Sakine ne ilktir dünyada nede son olacak. Keşke ne bu suç olsaydı ne de Sakine bu duruma düşseydi, düşürülseydi.İnsanoğlu bu. En yüce onurlar da, güzellikler de; en aşşağlık, olumsuz durumlar da onun için. İnsanların duası olmasa Rabbim onları ne yapsın?Herkes melekler gibi çirit atsa dünyada ADEMİN, NUHUN, YUNUSUN, MUSA’NIN, MUHAMMED’İNdua etmesi, yeni bir sayfa için af dilemesi niye? Kötülük yapanı, günah işleyeni Rabbim hemen cezalandırsa, almasaydı üzerine merhameti kalır mıydı birtek canlı.Sakine’nin utancına utanç kattılar. Belki dua ile yeni bir sayfa açanlar gibi yeni bir sayfa açacaktı.Belki Ademi, Musa’yı, Yunus’u af ettiği gibi af edecekti onu da, Rabbi.Kız çocuklarından utanç duyup diri diri gömenlerden “yıldız”lar yaratmadı mı?O ki ölümse cezası utancına utanç katmadan yapsanıza.O ki ölümse cezasıonun üzerinden karalanmaya ve aklanmaya çalışmadan yapsanıza.O ki ölümse cezası ABD de idam edilen 35 can gibi sessiz ve sedasız idam etsenize. Sakine’nin ...</description><author>mahsunay</author><category>Okunma: 12</category><pubDate>16-Ağu-2010 01:54:26</pubDate></item><item><title>GÖRMEMEK YOK DEMEK DEĞİL</title><link>http://www.xelifan.net/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=102</link><description> GÖRMEMEK YOK DEMEK DEĞİLYaşamın içinde karşılaştığımız, zihnimizde, ruhumuzda acılar bırakan tecrübeler sağlıklı düşünmemizi elimizden alıp yanlış hedeflere doğru yanlış ve de haksız genellemeler yapmamıza sebep olabiliyor. Yaptığımız bu genellemeler haksız eylemleri ve mağduriyetleri doğuruyor. Denklem yanlış kuruluyor.Bu durumun dini,dili,rengi, milliyeti olmadığı gibi genellemelere sebep olanların da yok; dini, dili, rengi, milliyeti. Bu gün herhalde hapishanesi olmayan veya cezalandırma şekli olmayan etnik, dini, demokratik, anti demokratik… topluluk/millet olmasa gerek. O hapishaneleri, cezanın verildiği mekânlardan yolu geçenleri incelediğimizdeher renkten, her dinden , her dilden , her milletten,her mezhepten… İnsanlara rastlamamak mümkün mü? Hayır!Bu durumda işlenen suçlarla, yapılan hatalarla suçu işleyenin rengini, dinini, dilini, milletini, mezhebini özdeşleştirmek ve bu şekilde denklemi yanlış kurma durumunda hangi din, dil, millet, renk, mezhep suçlu olmaktan kurtulabilir...</description><author>mahsunay</author><category>Okunma: 10</category><pubDate>11-Ağu-2010 22:50:38</pubDate></item><item><title>Barış İçin Açlık Grevi</title><link>http://www.xelifan.net/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=101</link><description> Saygıdeğer basın mensupları Öncelikle daha önce de açıklamıştım. Dün de arkadaşlarımızın açıkladıkları gibi bu eylem tamamen bireysel olup hiçbir STK’nın içinde yer almadığı bir eylemdir. Ortak basın açıklamalarımızda bireysel görüşümü ifade ettiğimden dolayı arkadaşlardan helallik diliyorum. Saygıdeğer basın mensupları; Baştan beri ifade ettiğim gibi hiç kimsenin ve hiçbir kesimin yanında/yakınında/tarafında olmadığımı; Kürt ve Türk çocuklarının ölmemesi için gayret gösterenlerin yakınında olduğumu ifade ederek sözlerime başlıyorum. Bugün burada insanlık vicdanına sesleniyorum, Yüreklere, yüreğinin sesine kulak verenlere yani yüreklilere sesleniyorum, Kardeşkanının akmasını istemeyenlere sesleniyorum, Dini, siyasi düşüncesi, ırkı, cinsiyeti, statüsü ne olursa olsun; İnsanım diyenlere, İnsanlık ailesinin erdemli yaşamasına inananlara, Essah, eşit, özgür ve ebedi kardeşlikten yana olanlara, Annelerin yüreğindeki yangını hisseden ve buna su olmak isteyenlere, Ülkemizin, ülkemiz insanını...</description><author>AhmetAY</author><category>Okunma: 69</category><pubDate>02-Oca-2010 12:57:32</pubDate></item><item><title>DAĞINIK BİRKAÇ CÜMLE</title><link>http://www.xelifan.net/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=100</link><description>DAĞINIK BİRKAÇ CÜMLE Üzüntü, öfke, hayal kırıklığı, çaresizlik, ilkler, aşklar, iç titremesi, korku, beklenti, çırpınışlar, yürekte ve zihinde dalgalanma, gidip- gelmeler, kendinle kavga, başarısızlık, ihanet, direnme, kardeş kavgası, yüreği dile getirmede zorluk acısı, bencillik, ölümle yaşam arasında gidip-gelme, özgürlük, esaret, duyarsızlık, suskunluk, unutulma, görmezden gelme, sevgiden cana ulaşma, canla sevgiyi yaşama, uykusuz gecelerle boğuşma, belirsizlik, adaletin kurbanı, esen rüzgarla savruluş, her değerin katıksız çıkara kurbanı; onuru bilek gücünde, mal çokluğunda görme, nokta oluş; dünyayı kendi etrafında döndürme, döner görme; ne var ne de yok olma, umut, mücadele, sıradanlıktan kurtulma, bütünü yakalama, parçada boğulmama, kardeşlik, bağlılık, ayrılık , dağılma ve de yok oluş; yaşanmış zamanın yüze, zihne bir de ruha yansıması…Bunlar ve dahası vardır her birinin bir hikâyesi. Bundandır kimilerine hiç olsa da sahibine çok şey olması.İşte hikâyesi bende saklı, yaşanmış o...</description><author>mahsunay</author><category>Okunma: 25</category><pubDate>27-Ara-2009 16:43:16</pubDate></item><item><title>Sağ Duyu ve Gereği</title><link>http://www.xelifan.net/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=99</link><description>Ne demişler; “Adam o ki, olayın evvelini ve ahirini düşüne” bu Milet bu sözü günümüze kadar yaşatmışsa bir hikmeti olsa gerek.Hangi aşamada olursa olsun bunu düşünmeyecek kadar toy olan bir kimseden topluma kayda değer bir fayda gelmezÖyleyse daima eylem sonrasını kısa, orta ve uzun vadede getirisini düşünmek gerek. İnsanoğlu sosyal bir varlık olarak değişim ve gelişim içinde olunca; toplum, devlet bu paralelde kendini yenilemekle yükümlüdür.Bir zamanlar öğretmenin öğrenciye dayak atması hoş karşılanırken şimdi bu fiziki şiddet ortadan kalktı; rehberlik, iletişim ve tanıma devreye girdi öyle de olmalı, Devlet ,eski gaddar tavrını değiştirip vatandaşlık hakları adı altında insanına kucak açmalı, mutluluğu için taş üstüne taş koymalıdır.Bunu yaparken de tüm kurum ve kuruluşlarıyla seferber olmalıdır.Yoksa inandırıcı olamaz; askeri, mülki ve siyasi erkleriyle eşgüdüm ve işbirliğiyle yapmalıdır. Eskiden büyüklerimiz “Allahtan sonra hükümet gelir” derlerdi. Şimdi artık bu ifade tutmuyor vat...</description><author>Eyuphan</author><category>Okunma: 31</category><pubDate>15-Ara-2009 17:32:18</pubDate></item><item><title>OTURUP KINA YAKALIM: DTP KAPATILDI</title><link>http://www.xelifan.net/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=98</link><description>OTURUP KINA YAKALIM: DTP KAPATILDI DTP kapatıldı ve şükürler olsun vatan bölünmedi. Artık keyifle oturup okey masasında neşemize bakabiliriz. Nasıl olsa tehlike! zamanında sırtımızı dayayabileceğimiz kale gibi yargıçlarımız, dağ gibi anayasa mahkemesi üyelerimiz var.Memleketin en büyük sorunu olan bölünme tehlikesi geride kaldığına göre asıl şimdi açılım zamanı… (bakın bir bölücü daha diyen kimi sesleri duyar gibiyim. Galiba beni de kapatmaları gerekecek)Şahsen siyasi partilerin sadece sandıkta cezalandırılmasını esas alıyorum. Onun için hiç düşünsel yakınlık duymadığım DTP’nin kapatılmasına sevinmedim; tam aksi üzüldüm.Anayasa Mahkemesinin oybirliğiyle vermiş olduğu kararı eleştirmeyeceğim. Ancak Yüksek mahkeme “siyaseti dağa havale etme endişesine binaen” farklı bir karar verebilirdi. Kürtlerin hemen hemen yarısının oylarıyla seçilen, desteklenen bir siyasi partinin kapatılmasının “siyaseten” doğuracağı sıkıntıları göz önünde bulundurabilirdi. Ama olmadı. PKK içindeki önemli bir grup...</description><author>AhmetAY</author><category>Okunma: 67</category><pubDate>13-Ara-2009 12:52:03</pubDate></item><item><title> ÖLÜM HİÇ BU KADAR YAKIN OLMAMIŞTI</title><link>http://www.xelifan.net/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=97</link><description> ÖLÜM HİÇ BU KADAR YAKIN OLMAMIŞTIDört günlük Kurban Bayramı sonrası, mesainin ilk günü, saat 05.00’da uyanmıştı; eşini uyandırmadan,çocuğunun yüzüne bir kez daha bakarak. Abdest, namaz, üst-baş ve kahvaltı derken saat 05.45 olmuştu.15 dakikalık yürüyüşten sonra varmıştı, minibüs durağına. Surların dibinde, Dicle’nin üzerindeki soğuk havaya esirliğin oluşturduğu sisli havayı yarıp geçerken minibüs, içinden bakmıştı, bir sisli havaya bir de surlara.Ceylanın, serçenin, güvercinin suya dalışında ki, yemi alışında ki tedirginli, endişeli, her an bir şey olacakmışlı ve güvende hissetmeme halleri gelivermişti aklına. Nerden aklına gelmişti ki, bunlar?Kulp’un, Bursa’yı andıran yokuşlu yollarından ilerlerken “KULP EMNİYET'TE” yazısının gözüne iliştiği aklına geldi.Caddelerdeki askerlere; yarı askeri, yarı sivil kıyafetli, takkeli, takkesiz, spor ayakkabılı, kunduralı eli silahlı insanlar; Bir bahçe duvarının ayırdığı hükümet konağı ile askeriye;Aynı binada adliye, kaymakamlık, ilçe milli eğiti...</description><author>mahsunay</author><category>Okunma: 45</category><pubDate>02-Ara-2009 18:20:05</pubDate></item><item><title>Mazlum Der</title><link>http://www.xelifan.net/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=96</link><description>Demokrasi kültürü Müslümanların alışık olmadığı bir niteliğe sahiptir,bunu derken katıksız, İslami anlayışı kast etmiyorum,adet, gelenekle karışık Namaz,Oruç,Merhamet,şefkat,bireysel düzeyde hak hukuk kavramlarıyla hayatımıza yer almış İslam’dan bahs ediyorum,Bizim kültürümüzde insan hak ve ödevleri heyetler, kurumlar ,kuruluşlar ennetice devlet tarafında korunur,Demokratik düzen ise beşeri sistemlerin bir sonucu ortaya çıktığı için “hak verilmez, alınır” prensibine göre işliyor,yani istemesini bilmek lazım,ancak herkes, her grup kendi imkanlarıyla hakkını arayamaz ,dolayısıyla hak arama konusunda aracı kurumların olması lazım,daha erkenden bunun farkına varıp hak aramada öncülük yapan İnsan Hakları derneği gibi kuruluşlar az daha öne çıktılar, ancak mütedeyyin, dindarların sorunları masalarında pek yer almadığı için bir boşluk yaşandı.İnsan haklarını daha kapsamlı ve tarafsız ele almak için Mazlum Der’in kurulmasına ihtiyaç duyuldu ve kuruldu, yıllardır bu misyonunu yerine getirirken ...</description><author>Eyuphan</author><category>Okunma: 46</category><pubDate>01-Ara-2009 20:39:34</pubDate></item><item><title>Anlamakta Zorlanıyorum</title><link>http://www.xelifan.net/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=95</link><description>Bu memleket neler gördü neler,28 şubat sürecini yaşayan bu ülke, o kadar kaba kararlara şahit olmuş ki, insana “vay be” dedirtir.Vatandaş bu kararları duyarken “Burası Türkiye” demekten kendini alı koyamıyor. Ben vatandaştan bu ifadeyi duyduğumda içim cız ediyor ama olup bitene karşı “Haklısınız” demekten başka çarem de yok,Alem şahittir ki 28 Şubat süreci ömrünü tamamlamıştır. Bir devirdi geldi geçti hala ,bu yolun kervanı olmaya hevesli kimseler var, yazık günah değil mi?Türk Milleti adına alınan yargı kararından bu halkın %70 rahatsız %10 tarafsızsa bu mutlu azınlık peşine takılan yargıçların amacı nedir acaba?Anlayabilene aşk olsun. Bu nasıl yargıdır ki ,Meclisi kale almıyor, Konsey kararını önemsemiyor İşi olmayan işlere gereğindin fazla ilgi gösteriyor ve çoğunluğu mutsuz edecek bir karar alabiliyor,Acaba bütün kurum ve kuruluşların asıl amacı bu milletin huzur ve mutluluğu değil mi? Öncelikleri, görevleri, misyonları nedir? vatandaş olarak biz bunu böyle biliyoruz, şayet öncelik...</description><author>Eyuphan</author><category>Okunma: 34</category><pubDate>25-Kas-2009 19:16:53</pubDate></item><item><title>ÖĞRETMENLİK VE İNSAN</title><link>http://www.xelifan.net/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=94</link><description>Toplumsal hayatın devamlılığı için birçok mesleğin icra edilmesi gerekir. Tabii ki her mesleğin kendi durumuna göre önem arz eden tarafları vardır. Ben de bir eğitimci olarak bugün öğretmenlik mesleğine dikkat çekmeye çalışacağım.Öğretmenlik mesleği, malzemesi insan olması hasebiyle çok önemli bir meslektir. Bu meslek, insanlık tarihinden bugüne hep önemsenmiş , her toplumda kabul görmüştür. İnsanlık tarihine yön veren isimlere baktığımızda bunların birçoğunun eğitimci olduğunu görüyoruz. Öğretmenliğin malzemesi için “insan” tabirini kullandık. Evet, insanı Yüce Allah, Kur’an’da tanımlarken “eşref-i mahlukat” yani yaratılanların en şereflisi tabirini kullanır. Bu şerefe muhatap olmasının nedeni akıl sahibi olması ve ilahi mesajı kabul etmesindendir.Biz eğitimcilere emanet edilen bu eşref-i mahlukatı iyi yetiştirmek de bizim asli görevimizdir. Görevimizi hakkıyla yerine getirmediğimiz takdirde yaptığımız tahribatın sonuçlarına bizimle beraber yarınlarımızın da katlanacağını unutmamamız ...</description><author>mahmutgider</author><category>Okunma: 57</category><pubDate>24-Kas-2009 22:23:34</pubDate></item><item><title>MOSSAD VE KÜRT SORUNU</title><link>http://www.xelifan.net/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=93</link><description>MOSSAD ve KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ“Netanyahu, İsrail'in Suriye ile barış görüşmelerini, ön koşulsuz olarak yeniden başlatmaktan yana olduğunu ifade etti ve ‘Ben doğrudan görüşmelerden yanayım... Ama bir aracının karışması gerekiyorsa, adil bir aracı lazım' diye konuştu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'objektif ve ön yargısız bir arabulucu imajını uzak olduğunu' savunan Netanyahu, 'Fransa arabulucu olmak isterse, biz hazırız' diye konuştu”.Yukarıdaki paragraf gazetelere yansıyan haberden kısa bir alıntıdır. Aslında çok şey ifade eden bu kısa alıntı artık yeni bir Ortadoğu düzenine doğru gidişin kodlarını da içermektedir. Tabi, bu haliyle çok hayati bir anlam vermenin yeterli doneleri bulunmamaktadır. İsrail meclis başkanının görüşmelerinde yaşanan gerginlikler ve bu görüşmeler esnasında kullanılan ifadeler iki ülke ilişkileri için “n’oluyoruz” dedirten seviyeye geldiğini göstermektedir. İsrail Büyükelçisinin Karadeniz turu ise bütün çıplaklığıyla ilişkilerin seyrini gözler önüne sermişti...</description><author>AhmetAY</author><category>Okunma: 107</category><pubDate>23-Kas-2009 15:48:23</pubDate></item><item><title>KÜRT HAREKETİN SORUNU…</title><link>http://www.xelifan.net/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=92</link><description>KÜRT HAREKETİN SORUNU…Evet, Kürt sorunundan bahsetmiyorum. Yani sitemin, Kürtleri inkâr ve asimilasyon politikasından bahsetmiyorum. Kürtlere yapılan insanlık dışı işkenceler, yedirilen dışkılar,on binlerce faili meçhul cinayeti, köyleri yakılıp-yıkılarak evlerinden olan binlerce ailenin çektiği acı ve sefaletten de bahsetmiyorum.Bu sorun zaten bütün çıplaklığıyla ortadadır ve çözümü için hükümet var gücünü ortaya koymuştur. Yani Sorunun çözülmesi veya çözülememesi hükümet için bir ölüm-kalım savaşı olduğundan çözüme kavuşması kuvvetle muhtemel görünmektedir.Hükümet çözerse bir - iki dönem daha iktidarda kalır, yok çözemezse veya tatmin edici boyutta çözemezse o zaman pılını-pırtısını toplayıp gidecek… Durum budur.Ama demek istediğim bu değil…Demek istediğim Kürt hareketi, yani PKK-DTP ‘in Din ile sorunu…Evet, Kürt hareketi veya başka bir değişle PKK-DTP oluşumunun; halkın dinamiklerinden, halkın hayat felsefesinden uzak bir düşünceyleKürtlerin sosyolojik duruşunu temsil edemeyecekleri...</description><author>ilhamiAnuk</author><category>Okunma: 268</category><pubDate>19-Kas-2009 05:30:26</pubDate></item><item><title> Ben Biliyorum Yaşanılanları Ya Muhalefet Liderleri Biliyor mu?</title><link>http://www.xelifan.net/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=89</link><description>Son günlerin gündem konusu olan adına ne derseniz, ister Demokratikleşme Projesi deyin ister Milli Birlik ve Beraberlik Projesi isterseniz Kürt Sorununun Çözümü Projesi deyin hükümetin çabalarıyla artık Türkiye Büyük Millet Meclisine taşındı. Birkaç aydır planlı ve programlı bir şekilde Ak Parti kurmaylarınca toplumsal katmanları içine katarak hazırlanan ve İçişleri Bakanımız Sn Beşir Atalay’ın koordinatörlüğünde yürütülen çalışmalar artık yeni bir boyut kazandı. Bütün çocukluğu ve gençliğinin bir kısmı Olağan Üstü Hal dönemiyle geçmiş milyonlarca akranım gibi ben de sıkıntılarımı paylaşmak istiyorum. Başbakanımız Cuma günü Meclis Kürsüsünde ne de güzel ifade etti yaşanılan sıkıntıları, acıları, gözyaşlarını, kaybedilen ve karartılan hayatları. 1984 sonrası 1990’lı yılların o sıkıntılı günlerini daha çocuk duygularıyla ben yaşadım. Her gün taze fidanlar can veriyordu. İnsanların evleri başlarına yıkıldı. Analar oğulsuz, kadınlar eşsiz kaldı. En önemlisi de ne oldu biliyor musunuz? Çocu...</description><author>Xelifan</author><category>Okunma: 143</category><pubDate>15-Kas-2009 14:27:51</pubDate></item><item><title>ZAZACA ÜZERİNE</title><link>http://www.xelifan.net/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=88</link><description>ZAZACA ÜZERİNEKürt sorunu gündemden düşmüyor ve düşmemeli bence.Kürt sorunu pek çok platformda tartışılıyor;çözüm aranıyor.Ancak şimdiye kadar kimsenin dokunmadığı yaralar var ve bu yaralar devletin açtığı yaralar değil.Zazaca toplumun hafızasından silinmeye çalışılıyor ve benim halkım buna alet oluyor.Nasıl mı?Zazaca konuşmayarak ve çocuklarına zazaca öğretmeyerek.Bir dili yaşatacak olanlar o dili konuşan insanlardır.Zazacayı yaşatması gerekenler zazaca konuşuyor mu ya da çocuklarıına Zazaca öğretiyor mu?Hayır.Bugün kürt sorunu konusunda şikayeti olan büyüklerimize bakıyorum da günlük konuşma dilleri Türkçe.Çocukları da çat pat Zazaca biliyorya da Zazaca bilmiyor.Halk devletin politikalarına zazacayı günlük konuşma dili olmaktan çıkardığı için alet oldu.Devlet kimseye evde Zazaca konuşmayın diye yasak getirmedi.Köyüme bakıyorum da genelde doğan çocuklarla Türkçe konuşuluyor.Ana dilini Türkçe kadar güzel konuşamayan çocuklar büyüdü ve yarın anne baba olacaklar.Zazaca belkide 3 kuşak so...</description><author>Xelifan</author><category>Okunma: 134</category><pubDate>15-Kas-2009 14:17:01</pubDate></item><item><title>şıma qebul kense tezıra...</title><link>http://www.xelifan.net/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=87</link><description>Yazın babam köydeydi uzun zamandır ilk defa böyle uzun kalıyo. Yaz yağmuru öyle bi yağıyo ki gırze çi pir hay ser oka. Bavi mı şın gen qamera. Tıki bena weşi. Ruja bin ver dıkonıd bavi mınu Apo Bava(Bave ki ivu) huni runışte qıse ken. Apora persen bavi mı; -Apoa şıli vara taa zırar guna vaş şımar? Apo Bava o bilindik türkçesi ile bakar babama: -Ali bizimki azalmaz!!! Artar ama azalmaz.... Mahsun İşeri...</description><author>Xelifan</author><category>Okunma: 44</category><pubDate>07-Kas-2009 19:32:24</pubDate></item><item><title>BU BENİM ALLAH'IM DEĞİL</title><link>http://www.xelifan.net/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=85</link><description> BU BENİM ALLAH'IM DEĞİL Yılda 10 kez bile kullanılması bir yana bazı yıllar hiç kullanılmayan 400 metre karelik yas evi için 70-75 milyarı çok görmüyoruz. Görmemeliyiz değil mi? Yoksa çok mu görüyorsunuz? Üzerine bir kat çıkmak için 50 milyar daha harcamayı da çok görmemeliyiz. O niçin? O da Kuran kursu için. Caminin suyunun 7 gün 24 saat akmasında zaten hem fikiriz. Peki yas evi susuz olur mu? Hayır. Camiden oraya bir boru döşenir. Oldu bitti. Yas evinin de artık suyu var. Eee! Şimdi sıra okula geldi. Okulda eğitim-öğretim gören 100 çocuk var. -Onlar susuzluklarını nereden giderecekler? -Dere var ya dereye gitsinler.-Onlar ellerini, yüzlerini nerede yıkayacaklar? - Dere var ya dereye gitsinler.-Onlar tuvalet ihtiyaçlarını nerede gidersinler? Doğru tahmin ettiniz. Dereye gitsinler.- Peki sınıf yıkanacak, su…? Anladım. Dereye gitsinler.-Camiye gitsinler.-Olmaz.-Neden?-Cemaat istemez.-Neden?-Etrafı kirletirler. Evi yakın olan evine gitsin.-Evi uzak olan…?-Tabiî ki dereye başka nereye ol...</description><author>mahsunay</author><category>Okunma: 151</category><pubDate>01-Kas-2009 21:21:04</pubDate></item><item><title>HUKUK-MUKUK</title><link>http://www.xelifan.net/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=84</link><description> Hukuk-Mukuk Bir ülkede eğer hukuk “mukuk”laşıyor ise ve bu devletin en üst düzey yetkilisinin zikrine dönüşmüş fikri ise; way limine…Eğer bir ülkede üst düzey hukukçu(lar) hukuku “mukuk” (367, taş atan çocuklara inanılmaz hapis istemleri, hortumculara af…) anlayışıyla görüp o şekilde karar veriyorlar ise; way limine…Eğer bir ülkede devletin en tepesinde yer alan zat (cumhurbaşkanı rahmetli ÖZAL -ki kendilerini rahmetle anıyorum)“Anayasayı bir kere delmekle bir şey olmaz ” diyor ve gerçekten de “mukuk”laştır(ıl)dıktan sonra “bir şey” olmuyor ise; way limine…Hukuk en son bile terk edilmemesi gereken “ilke” olmalıyken bizim ülkemizde “mukuk”laştırılabiliyor ise; way limine…Darbecilerin hesap vermemesini düzenleyen yasal ve/veya anayasal hükümler hala olduğu yerde duruyor ve hukukun mukuklaşması sağlanıyor ise; way liminvveeeacute;… Güler ZERE kansere yakalanıp sayılı gün sayıyor ve hukuk “mukuk”laştırılğı için buna dilsiz kalıyor ise; Way limine…Yıllar önce yazdığım bir oyunda kentin ana...</description><author>AhmetAY</author><category>Okunma: 125</category><pubDate>31-Eki-2009 12:31:34</pubDate></item><item><title>MÜSLÜMANLARIN KÜRT SORUNA BAKIŞI…</title><link>http://www.xelifan.net/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=83</link><description>MÜSLÜMANLARIN KÜRT SORUNA BAKIŞI…Müslüman aydınlar ve Kürt halkının bir bölümü, Kürt sorununa hem ideolojik hem de sistemin penceresinden baktıkları için sorunu görmezden geldiler ve olup-bitenlerden PKK’yı sorumlu tuttular.PKK da sol bir zihniyetle ortaya çıkıncaMüslümanlar bunu kabul görmeyip, PKK’dan ve dolayısıyla Kürt sorunundan tamamen uzak durarak sistemle barışık hareket ettiler.Kimileri, oturdukları yerde vahşeti ve her türlü asimilasyon ve inkâr politikaları uzaktan seyretti, kimileri de sistemin kulpuna yapışarak üç-beş kuruş için koruyuculuk yaptılar ve her türlü ihanete ve alçaklığa bulaştılar.Gel zaman git zaman, duyarsız Müslümanlara yönelik artan tepkiler ve eleştiriler üzerine yavaş yavaş sorunu sahiplenmeye ve konuşmaya başladılar. Şüphesiz Müslümanların bu bakış açısı ne İslam’a ne de insanlığa sığar. Çünkü İslam dini, zulme maruz kalan bir halkın; inancını, ırkını, etnik kimliğini… VS gibi unsurları dikkate almaksızın yardım etmeyi emretmiştir.Aksine ;“mazlumun dini...</description><author>ilhamiAnuk</author><category>Okunma: 145</category><pubDate>30-Eki-2009 00:56:30</pubDate></item><item><title>Serbest Kürsü</title><link>http://www.xelifan.net/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=82</link><description>Kağıt üzerinde yürüyen devletDevletleşme felsefesini,laik anlayış üzerinde, ladini bir esasa dayandıran ve bu konuda uzun bir süre takıye yapan devletin arka yüzü ,vatandaşa olan güvensizliğini belge evrak, belge evrak, yönetmelik yönerge ,kanun tüzük diye diye kendini ayakta tutmaya çalışıyor.Bir de yetiştirdiği insan profiline bir az baksa…Halbuki Devlet; Hak- Adalet, Eğitim-Öğretim ,Üretim ve Ticaretle ayakta kalır, gelişir, büyür olgunlaşır,tabiî ki haddini bilmezlerin yakasına da kanun yapışır.Bakın gelişmiş dünya devletlerine Demokrasi-Ekonomi-Bilim/Bilişim peşine düşmüşler,günbe gün her şey insan için bakış açısını hayatın merkezine oturtmaya çalışırken, biz ise evrak peşine düşmüşüz halbuki hile hurda peşinde olanlar öyle sinsi kimselerdir ,öyle şeytani bir zekaya sahipler evraklarını öyle düzenli hazırlıyorlar ki “minareyi çalan kılıfını da uydurur ”cinsten olup kolay kolay yakayı ele vermezler.Hayali ihracat vurguncularını hatırlayın, sahte faturaları bastıran şebekeler, nayl...</description><author>Eyuphan</author><category>Okunma: 99</category><pubDate>28-Eki-2009 07:35:14</pubDate></item><item><title>Tililli'nin Bu Kadarına Pes !</title><link>http://www.xelifan.net/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=81</link><description>İnsan oğludur bu; bazen tartışır,bazen bozuşur bazen de yetersizliğinden dolayı savaşır; çünkü savaşmak; aklı, ilmi, edebi yetersiz kimselerin işidir, bir marifet de değildir bununla birlikte dozajı, düzeyi ne olursa olsun barışla neticelenmesi güzel bir şey, işin tuhaf tarafı barış adına ortamı velveleye verenler var. “Kaş yapayım derken göz çıkarmak” budur herhalde, Nasıl mı? ***Militarizmin propagandasını yaparak, ***Karşı tarafın duygularını yok edip sabrını taşırarak, ***Bu barış diye daha nasıl sonuçlarını bilinmeyen hadiseden rant elde ederek, ***Irkçı sövenist tarafların ekmeğine yağ sürüp ,toplumun huzurunu kaçırarak, ***Beklenen barışı toplumun temel dinamikleri olan manevi değerlere dayandırmayarak ,İZAH EDEYİM MÜSADENİZLE; ***Militarizmin propagandasını yaparak, Öyle ya da böyle anormal bir durum oluşmuş insanımızın bir kısmı isyana kalkışmış değişik gerekçelerle sınır ötesine çekilmiş dünya devletlerinden de himmet alarak ülkesiyle savaşıyor, olayı hafife alıp üç beş çapul...</description><author>Eyuphan</author><category>Okunma: 117</category><pubDate>26-Eki-2009 21:50:51</pubDate></item><item><title>Beşeri Sermaye</title><link>http://www.xelifan.net/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=80</link><description>Bu memleket; kimi yeteneksiz, yetersiz, vizyondan yoksun siyasetçiler ve bürokratlar yüzünden olması gereken seviyeye bir türlü gelemedi.12 Eylül öncesi memleket yaşanmaz hale gelmişti, bir çok nedenin yanı sıra asıl sorun parlamentonun yetersizliğinden kaynaklanıyordu, birkaç partiden oluşan parlamentomuzda kimin hangi hesabın peşinde olduğu bilinmeyen bir garip durum vardı ki, aylarca Reis-i Cumhur bir türlü seçilemiyordu, askeri müdahaleyi ister hale getirdiler, müdahale sonrası oluşturulan anayasa askeri konseyle idare edilen bir ülkede ancak bu kadar olur, üstelik hileyi şeriye de olsa referanduma sundular, ancak vatandaşların kahir ekseriyeti neye evet neye hayır dediğini de bilmiyordu, derken kabul edildi. Bu ana yasanın en önemli özelliği anacaklarla dolu olmasıdır,verilen hakların geri alınması ya da sınırlandırılması için daima bir neden yargıç tarafından buluna bilir.Bu yasanın en büyük handikabı Kürtçe yasağı ve siyasi partileri ablukaya alan, ancaklarla örülmüş olmasıdır.1...</description><author>Eyuphan</author><category>Okunma: 54</category><pubDate>22-Eki-2009 18:04:20</pubDate></item><item><title>Ceylan'ın Köyünden İzlenimler</title><link>http://www.xelifan.net/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=79</link><description>Kürt Açılımı, Demokratik Açılım derken süreci baltalamayı amaçlayan provokatif eylemlerden korkmuyor değildik. Çünkü ne zaman ki bu ülke halkının yararına Demokratik açılımlardan söz edilse, ülkemin bir yerlerinde muhakkak tesir gücü yüksek bombalar patlatılıyordu gizli eller tarafından.. Ama bu sefer bunu hiç birimiz beklemiyorduk. Nereden bilebilirdik ki daha 12-14 yaşında küçücük bir dağ kızının hedef seçilebileceğini hem de açılımın en çok beklendiği yerde Lice'de.. Bombanın patladığı yerde, acının gözlere anlamlı bakışlar bahşettiği yerde, ateşin düştüğü yerdeyiz.. Bir grup arkadaş ile vicdani sorumluluğumuzun gereğini yerine getirmek, ailenin acısını paylaşmak ve bu acıyı sadece feysbuk'ta paylaşmamak için oradayız.Yaşanan büyük acıya rağmen ailenin gelen her konuğu içten bir muhabbet ile karşılayan sıcaklığıyla taziye evine giriyoruz.Okunan dualar ve Fatihadan sonra acılı ailenin olay ve olay sonrası izlenimlerini dinlemeye başlıyoruz..Ceylan’ın annesinin bakışlarındaki o manalı...</description><author>Xelifan</author><category>Okunma: 62</category><pubDate>16-Eki-2009 18:54:18</pubDate></item><item><title>TGTV KÜRT RAPORU 2</title><link>http://www.xelifan.net/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=78</link><description> TÜRKİYE GÖNÜLLÜ TEŞEKKÜLLER VAKFI’NIN KÜRT MESELESİNE İLİŞKİN TESPİT VE ÖNERİLERİ 2* 2009 Kuruluşundan bu yana Türkiye’nin temel meseleleri karşısında daima duyarlılık gösteren ve duyarlılıklarını demokratik hukuk kuralları çerçevesinde dile getiren TGTV, Türkiye’nin en büyük sivil inisiyatifi olarak “Kürt Meselesi” hakkında da tespitlerini ve önerilerini kamuoyuyla paylaşmayı bir vazife bilmiştir. Bu konuda Mart 2007’de hazırladığı raporla görüşlerini kamuoyuna ileterek meselenin çözüme kavuşturulması çalışmalarına katkıda bulunmuştur. Ülkemizde ve yakın çevremizde son iki yılda yaşanan gelişmelere paralel olarak, “Kürt Meselesi” hakkında gelinen son durum ve özellikle hükümetin kamuoyuna “Kürt Açılımı” olarak yansıyan girişimleri TGTV’yi zaten hassas olduğu bu konuda yeniden harekete geçirmiştir. Çatısı altındaki sivil toplum kuruluşlarının katılımlarıyla gerçekleştirilen istişare toplantıları neticesinde TGTV, Kürt meselesine ilişkin aşağıda belirtilen görüşlerini, Mart 2007 raporu...</description><author>AhmetAY</author><category>Okunma: 188</category><pubDate>13-Eki-2009 15:22:21</pubDate></item><item><title>Vay Ceylan’ım Vay!</title><link>http://www.xelifan.net/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=77</link><description>Devlet olmak , Cumhuriyet olmak ,Demokratik Cumhuriyet olmak,İslam Cumhuriyeti,Adil Düzen,Şeriat Düzeni,adına ne deseniz deyin hepsi de insanlığın,toplumun huzur ve refahı için birer araçtan öte gidecek bir amaç olamazlar,eğer bu cümle sizi ürkütüyorsa ya da anlamlı gelmiyorsa sen 50 yıl öncesinin Kafasını taşıyorsun bunu adın gibi bil ve kendini yenile oku düşün tefekkür et ve insanlık için taş üstüne taş koy çünkü insan dünyaya bir kere gelir,bu gelişten de hesap verir,sorguya tabi tutulur,yargılanır iki kere iki nasıl ki dört ediyorsa bu durum da o derece ayan beyandır,öyleyse gelin her türlü söz davranış tavır ve yazılarımızı insanların mutluluğuna endeksleyelim.Nasıl mı? Buyurun;
***Talim terbiyeye önem verelim,alim yetiştirelim,araştırmacı yetiştirelim,kendini ifade eden birey yetiştirelim.
***Vekil seçerken nitelikli cesaretli bilen kimseleri meclise gönderelim,çünkü yasama organının bir üyesi olduğu gibi hükümetin üyelerini aynı zamanda seçmektedir,
***Helal kesbin yollarını ar...</description><author>Eyuphan</author><category>Okunma: 153</category><pubDate>09-Eki-2009 23:05:18</pubDate></item></channel></rss>